|
|
|
Articles de cette pageperde perde tarih'le ilgili mustafa aslan'ın yazılarıaylaklar ile ilgili mustafa aslan'ın yazıları mustafa aslan'ın eski arap şiiri ile ilgili yazıları perde perde tarih'le ilgili mustafa aslan'ın yazılarıAjouté le 15/8/2011
perde perde tarih Dünyamızda kadın olmadan güzelleşecek bir şey var mı? Bence yok! Mutlaka bir kadının eli değmesi gerek bir şeyin anlamını tam bulması, ona güzellik, şirinlik bulaşması için.
Kadınların her sayfasında kendini iyiden iyiye duyumsattığı M. Turhan Tan’ın ‘Perde Perde Tarih’ adlı kitabında tarihi konularda okurla söyleşiyor. Kadın ve iktidara ilişkin bir yapıt olduğunu söylesek çok da yanılmış sayılmayız, M. Turhan Tan’ın ‘Perde Perde Tarih’ adlı kitabı.
Kadın, iktidar ve…
M. Turhan Tan ‘Perde Perde Tarih’ adlı kitabında kadınlara oldukça geniş yer veriyor. Kadının çeşitli durumlar karşısında yaşadıklarını aktarırken de dikkat çektiği birçok nokta var. Dikkat çekmek istediği noktalardan birisi de kadın ve iktidar konusu. Kitapta Kanuni ile asıl adı Roksana olan Kösem Sultan ve sonrasında gelen, işleri Kösem Sultan gibi yolunda gitmeyen Nakşıdil Sultan, Petro’nun hakaret edip aşağıladığı ama yazarın zekanın simgesi olarak gösterdiği iktidarı eline geçiren Katerin …, II. Abdulhamit ile Şevkidil Hanım, Amiral Nelson ile asıl adı Emma olan başından birçok serüven geçmiş Leydi Hamilton, Baltacı ile Katerina…
İktidara sahip olmak, kadına sahip olmak arasında nasıl bir bağlantı kurabilir? Azgın Deli İbrahim, Halep Valisi İspir Paşa’nın güzeller güzeli karısına göz koyar. Kadın Sivas’ta oturmaktadır. Deli İbrahim Sivas Valisi Vardar Paşa’ya kadını haremine göndermesi için emir iletiyor. Sivas Valisi bu emre karşı çıkıyor. Bu kez, Deli İbrahim kadının kocası Halep Valisi’ni haremine göndermeyen Sivas Valisi Vardar Ali Paşa’nın üzerine gönderiyor. Vardar Paşa hayretler içinde kalıyor. Çünkü adam karısını kendi eliyle padişahın haremine göndermek istiyor. Kadının kocası, Sivas Valisi Vardar Paşa’ya yanıtı: “Can kadından tatlıdır,” oluyor.
Oxford Üniversitesi kurucusu, kaçak eski kral Alfred’i bile ‘bedava’ beslemem diyen bir kadın için neler söyleyebilirsiniz? Kadın, kralı çiftliğinde çalışması karşılığında kabul ediyor. Bir süre sonra da yeniden tahtına kavuşan kral çiftlikteki işinden ayrılıyor.
M. Turhan Tan, M. Turhan Tan ‘Perde Perde Tarih’ adlı kitapta anlatıldığına göre, çirkin mi çirkin III. Osman’ın kadın görmemek için neler yaptığını, kıydığı kadınları biliyor musunuz?
Kadınlardan kimileri iktidar için çocuklarıyla (halayık olarak girdiği Bağdat sarayında Halife Mehdi’nin karısı olan ve Abbasi tarihinde çok kuvvetli bir yer tutmuş) Heyzeran gibi çekişirken, kimileri de oğullarının iktidara gelebilmeleri için çalıştığını Ekber Han ile Mahum Anaga örneğinde belirtiyor.
Kuvvet macunundan viagraya
M. Turhan Tan ‘Perde Perde Tarih’ adlı kitabı konu bakımından Osmanlı ağırlığını taşısa da, yapıt Hindistan’daki Türk izlerini de sayfaları arasında okura sunsa da kadın ve iktidar konusunu bir başka açıdan sürdürüyor.
II. Abdulhamit’ten Abdülmecit’e kadar saray üyelerinin çoğunu görebiliyoruz. Abdulhamit ve Abdülmecit’in kadın düşkünlüklerine yer veriliyor. II. Abdulhamit’in kadınlara karşı acımasızlığı, Abdülmecit’in ise –o zamanlar viagra olmadığı için- kuvvet macunuyla işi sürdürdüğü anlatılıyor. Eee kadın ve iktidar ilintisi kendini başka başka alanlarda da gösteriyor.
M. Turhan Tan ‘Perde Perde Tarih’ adlı kitabı söyleşi havasında kolay okunan ama bilgilendiren bir yapıt.
* M. Turhan Tan, Perde Perde Tarih, 2. Baskı:Kapı Yayınları, İstanbul, Temmuz - 2011 mustafa aslan kimdir?
MUSTAFA ASLAN MUSTAFA
ASLAN 1965’TE KİLİS’İN BALİKLİ KÖYÜ'NDE DOĞDU.GAZİ ORTAOKULU VE
GAZİANTEP LİSESİNDE OKUDU.YÜKSEK ÖĞRENİMİNİ CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ-BATI
DİLLERİ VE EDEBİYATLARI-FRANSIZ DİLİ VE EDEBİYATI’NDA TAMAMLADI. -CANIM KARDEŞİM -İLK ÖĞRETMENİM -SAATİN ÖYKÜSÜ -MAVİŞ ÇİÇEK BAKICISI -ROBOTUN OYUNCAĞI - UYUŞUK SAYI AŞK SESİNİ ARIYOR YAZARIN GENÇLER İÇİN YAZDIĞI İLK ROMANIDIR.
Tags : yazar mustafa aslan Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |aylaklar ile ilgili mustafa aslan'ın yazılarıAjouté le 5/8/2011 AYLAKLAR Melih Cevdet Anday’ın kendi adıyla yayımladığı ‘Aylaklar’ adlı romanı yıllar sonra yeniden okurla buluştu.
Bütünlük
İki bölümden oluşan romanın birinci bölümde geriye dönüş biçiminde anlatılıyor, olaylar. İkinci bölüm ise günlük biçiminde veriliyor. Kurgu olarak, her iki bölüm de birbirini tamamlayıcı özellikte. Romandaki kahramanların iç dünyasıyla paralel yaşamları da ‘aylaklık’ ve ‘hedefsizlik’ açısından bir bütünlük oluşturduğu gözden kaçmıyor. O
kadar ki, romandaki kişiler çalışmayı akıllarının ucundan bile
geçirmiyorlar. İkinci bölümde Muammer’in günlüklerinden öğrendiğimize
göre kahramanımız bir avukatlık bürosunda çalışıyor.
Onurunu yitirmek
Melih Cevdet Anday ‘Aylaklar’da bir aileden yola çıkarak aslında bir toplumu anlatıyor. Elindekini özelleştirmelerle üçüne beşine bakamdan satan ülkenin, günü kurtarmaya uğraşında olan, çalışmadan yaşamaya alıştırılmış, ‘at şişeyi dön köşeyi’ anlayışının onaylandığı bir toplumun sonunu görebiliyoruz. ‘Aylaklar’da konak icrayla satılıyor ve aile dağılıyor. Bir süre sonra ailede yeni parçalanmalara yol açıyor, hedefsiz ve bedavadan yaşama tutkunu insanların olduğu. Yapıttaki Muammer örneğinde olduğu gibi en sonunda kendini bir otel odasına atıyor. Hazıra alıştırılmış bir toplum neyi satılırsa satılsın –buna onuru da dahil- sesini çıkartmaz, ailesi değil neyi dağılırsa dağılsın umrunda olmaz. Yeter ki çalışma zahmetine girmesin, isterse...
Dünyayı değiştirme zahmeti
II. Abdülhamit’in eczacıbaşı Şükrü Paşa’nın bal tutan parmağını öldükten sonra da yalayan mirasçıları yolun sonuna geliyor, artık ortada harcayacak para kalmıyor. Bırakın çalışmalarını, bunlardan kimileri bu toplumun kendisine bakmak zorunda olduğunu savlıyor. Bol keseden atar tutarlar. Ülkeyi yönetenleri öncekiler ve sonrakilerle beğenmezler. Dünyayı değiştirmek konusuna gelince akan sular durur. Çünkü dünyayı değiştirmek bir zahmeti gerektirir. Öyle bir zahmete girmeyi en yüreklisi bile göze alamaz.
“ …İçinde yaşadığım dünyayı sevmiyorum. Onu değiştirmek, yaşanılır bir duruma getirmek için hiçbir zahmete girmek istemiyorum. Bu dünyadaki konukluğumu mümkün olduğu kadar az gürültülü geçirip gitmek…” (s.186)
Melih Cevdet Anday ‘Aylaklar’ adlı romanında yaşamda bir hedefi olmayan yani hedefsiz kişilerin/toplumun bir süre hedef olacakları gerçeğinin altını çiziyor. Yaşadığımız toplumu ve insan tiplerini tanımak açısından zenginlik içeren önemli bir yapıt. Çıkış yok mu? ‘Aylaklar’ adlı romanda…
Melih Cevdet Anday, Aylaklar, Everest Yayınları, İstanbul, Temmuz 2011 --------------------------------------- MUSTAFA ASLAN MUSTAFA
ASLAN 1965’TE KİLİS’İN BALİKLİ KÖYÜ'NDE DOĞDU.GAZİ ORTAOKULU VE
GAZİANTEP LİSESİNDE OKUDU.YÜKSEK ÖĞRENİMİNİ CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ-BATI
DİLLERİ VE EDEBİYATLARI-FRANSIZ DİLİ VE EDEBİYATI’NDA TAMAMLADI. -CANIM KARDEŞİM -İLK ÖĞRETMENİM -SAATİN ÖYKÜSÜ -MAVİŞ ÇİÇEK BAKICISI -ROBOTUN OYUNCAĞI - UYUŞUK SAYI AŞK SESİNİ ARIYOR YAZARIN GENÇLER İÇİN YAZDIĞI İLK ROMANIDIR. AŞK SESİNİ ARIYOR YAZARIN GENÇLER İÇİN YAZDIĞI İLK ROMANIDIR. 1982 SES DERGİSİ,1986 TRT İSTANBUL RADYOSU ÖYKÜ ÖDÜLLERİNİ ALMIŞTIR. Tags : yazar mustafa aslan Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |mustafa aslan'ın eski arap şiiri ile ilgili yazılarıAjouté le 18/7/2011 ![]() ESKİ ARAP ŞİİRİ 'Eski Arap Şiiri' Nihad M. Çetin'in çalışması az sayıdaki eski Arapa şiiri üzerine yazılmış kitaplardan birisi. 'Eski Arap Şiiri' yapıtı Kapı Yayınları okura sunuyor. Türkiye'de eski Arap şiiri 'Eski Arap Şiiri' adlı çalışmasının önsözünde Nihad M. Çetin ülkemizde şimdiye değin yayınmlanan bu alandaki yapıtlardan söz ediyor.Söz edilen yapıtlar arasında Abdurrahman Fehmi'nim Medreset-ül Arab, Mehmet Fehmi'nin Tarihi Edebiyat-ı Arabiya,C. Zeydan'dan Zeki Megamiz 'in çevirisi Medeniyet-i İslaimiye Tarihi... Yazar saydığı yapıtların birbirini yinelemekten başka birşey yapmadıkları görüşünü ileri sürüyor. İslam Ansiklopedisi'ni yapılan çalışmalar arasında ayrı bir yere koyuyor, yazar. Araplar ve şiir Yapıtta, yer yer şiirin Araplar için çok önemli olduğu görüşü, İslam öncesine bakılarak değerlendiriliyor. Bu değerlendirmede Araplar şiir çıkartılarak değerlendirilecek olursa bütün cazibelerini yitireceklerini belirtiyor, İslam öncesi Araplar için. Bu toplum için şiir ilimlerin en büyüğü ve şairi olmamak demek birçok şeyden yoksun olmak demek olduğunu belirtiyor, Nihad M. Çetin. "... Büyük şairler yetiştirmiş olmak kabileler için gurur ve şeref, buna mukabil, şairden mahrum olmak sadece bahtsızlık değil, aynı zamanda utanç ve ayıplanma vesilesiydi." (s. 10 ) İslamiyet ve şiir İslamiyet ve şiir konusuna da değinen yazar, müştekilerin peygambere "mecnun şair" (Kur'an) dediklerini, İslamiyet'le birlikte şiirin öneminin azalmadığını ancak sosyal yaşamdaki yerinin değiştiğini belirtiyor. " 'Şairlere gelince, onların peşinden sapıklar giderler. Onların her vadide gerçekten ifrata, mübalağaya düştüklerini ve yapamayacakları şeyleri söyleyen kimseler olduklarını görmedinmi' (Kur'an) Ancak daha sonra bu yasaktan, tahdit ile, 'iman edip iyi amelde bulunan, Allah'ı çok zikredenler...' (Kur'an) istisna edilmişlerdir." (s.s 15-16) Nihad M. Çetin'in Eski Arap Şiiri adlı çalışması Türkiye'deki az sayıdaki önemli çalışmalardan birisi, bu alanda yapılmış. ---------------------- Nihad M. Çetin, Eski Arap Şiiri, 2. Basım:Kapı Yayınları, İstanbul, Haziran- 2011 -----------------------------------------------------
MUSTAFA ASLAN MUSTAFA
ASLAN 1965’TE KİLİS’İN BALİKLİ KÖYÜ'NDE DOĞDU.GAZİ ORTAOKULU VE
GAZİANTEP LİSESİNDE OKUDU.YÜKSEK ÖĞRENİMİNİ CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ-BATI
DİLLERİ VE EDEBİYATLARI-FRANSIZ DİLİ VE EDEBİYATI’NDA TAMAMLADI. -CANIM KARDEŞİM -İLK ÖĞRETMENİM -SAATİN ÖYKÜSÜ -MAVİŞ ÇİÇEK BAKICISI -ROBOTUN OYUNCAĞI - UYUŞUK SAYI AŞK SESİNİ ARIYOR YAZARIN GENÇLER İÇİN YAZDIĞI İLK ROMANIDIR.
Tags : yazar mustafa aslan Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire | |
| Créer un blog | Contacter l'auteur |
|