İstanbul, İlk Romanımda Leylak, Selim İleri’nin İstanbul sevgisine ilişkin yazılarını topladığı yapıtının adı. Yapıtta İstanbul’un dünden bugüne kaybettikleri ve bu kente bir şeyler katanları vermiş, yazar.
İstanbul’a can verenler
Selim İleri İstanbul’u dünden bugüne verirken bütünüyle sanat eserlerinden ve yazarlardan/sanatçılardan yola çıkmış. Başta çevre konusunda dikkatimizi çeken Hüseyin Rahmi Gürpınar olmak üzere yapıtta adı geçen sanat insanı ve sanat yapıtının sayısı oldukça kabarık. Kimileyin bir ressam ve resim Malik Aksel ya da Neriman Oyman gibi; kimleyin de, bir şair ve şiirden Yahya Kemal ya da Edip Cansever gibi yola çıkarak okura sunmuş, bu güzel kentin eski yıllarını. Yazar, İstanbul’a zihinsel gücünün sınırlarını çizmeden veren insanlar arasında Zonaro gibi yabancıları da eklemiş.
Yazın/sanat türleri arasında bir sınır çizmeyen yazarın andığı adlar arasında suçu insanlardan çok zamanın unuttuğunu söylediklerimiz de var. Selim İleri bir değerbilirlik yaparak bir kez daha kayda geçirmiş, İstanbul, İlk Romanımda Leylak adlı yapıtında. İstanbul’la ilgili okunması incelenmesi gereken yapıtların bir listesini oluşturabilirsiniz, bunları not ederek okuduğunuz da.
Tiyatroyu, sinemayı ve mimariyi bu işin dışında tutsaydı cılız kalacaktı doğru dürüst beslenemeyen canlılar gibi. Türkan Şoray, Aliye Rona, Ayhan Işık, Gazanfer Özcan, Yıldız Kenter, Turgut Cansever… adları geçmese yapıt bir yerlerinden tamamlanmayı bekleyecekti hep, bence.
Küreselleşme ve edebiyat tarihimiz
Selim İleri, İstanbul, İlk Romanımda Leylak adlı yapıtında güzeller güzeli bir kentin dünü ve bugününü tanıklıklarını da ekleyerek sanat/sanatçı desteğiyle inandırıcı bir biçimde anlattığı yapıtında edebiyatımızın nereden nereye geldiğini de aktarıyor.
İleri açıkça yazmasa da Cahit Uçuk’un okura sunduğu çığlık çok önemlidir: Edebiyatın gündelik yaşamın içinden çıktığı gerçeği. Yapıtı, sanatçıyı daha doğrusu insanı şeyleştirme ereğini taşıyan küreselleşme saldırısının amacı edebiyatı günlük yaşamın içinden çıkarmaktan başka ne olabilir?
Selim İleri, edebiyattan gündelik yaşamı kapı dışarı ettirilmesine İstanbul, İlk Romanımda Leylak’da edebiyatımızın Cumhuriyet’ten bu yana bölümünü eleştirel bir yaklaşımla sunmanın yanında Cahit Uçuk’un attığı çığlığı her sayfada atmaktadır, edebiyatımız için.
Siyasal tarihimiz, batılılaşma
İleri’nin İstanbul sevgisini birçok yapıtında itiraf ettiği gibi bu yapıtında duyuyoruz, tümcelerinden. Ancak, İleri edebiyat ve siyasal tarih bağlantısını hor görenlerden değil. Ayrıca yazdıklarına katılmasak da, en çetrefilli siyasal tarihimizle ilgili konuyu rahat okunur bir şekilde sunuyor. Samim Kocagöz’ün Yılan Hikayesi’nin adını 1950’li yıllardaki siyasal bölünmüşlük günlerini duyumsamamız için salık veriyor, yazar.
İstanbul gibi bir güzeli üzen gözyaşları döktüren yıllar arasında DP hükümetini gösterirken batılılaşma yolunda atılan adımların yere sağlam basıp basmadığını da içtenlikle okurla paylaşıyor.
İleri’nin yapıtı, İstanbul’un ve insanımızın dünden bugüne değiştirdiği “kültür gömleği”nin bir yazılı belgesidir, güzel resimlerle bezenmiş. Unutmadan söylemem gerek, bu yapıt bir geçmişe özlem ya da ağıt kitabı değildir. Bir kentin yanı sıra edebiyatımızın ve ülkemizin geçmişiyle ilgili saptamaların yapıldığı bir incelemenin ürünüdür, İstanbul, İlk Romanımda Leylak.
Selim İleri, İstanbul, İlk Romanımda Leylak, I.Basım:Ekim 2009, Everest Yayınları- İstanbul
اگر چه برخی معتقدند که در روند رو به رشد ارزشهای انسانی، اهمیت کتاب باید مجددا تعریف شود، اما من به چنین چیزی اعتقاد ندارم. به ویژه باید کتابهای کودکان با جدیت بیشتری طراحی شود تا آنان بتوانند به سلامت وارد عرصه نوجوانی شوند. همان اندازه که رشد ارزشهای هنری آنها اهمیت دارد باید پیشرفتهایشان نیز متناسب با زمان باشد. برای تحقق این امر باید از سرزمین و تاریخ خود تغذیه شوند و از ارزشهای خود بهره ببرند.
مصطفی اصلان داستان پرداز کودک و نوجوان بیش از بیست کتاب برای کودکان نوشته است. وی در آثار خود معمولا به سه محور مهم توجه می کند. محور اصلی و در واقع مادر، آموزنده بودن محتوا است. زبان بکار گرفته شده برای بیان یکنواخت نیست، بلکه متشکل از چند عنصر بومی و ملی است که دربردارنده هویتهای جهانی و تحول گراست. این زبان با شرایط و مقتضیات زمان نیر سازگار است. دو محور دیگر در واقع مکمل محور اصلی هستند. محور دوم، ایجاد علاقه به علم در کودکان با استفاده از تکنولوزی پیشرفته است. برای تحقق این امر نیازی به راهکارهای پیچیده نیست، بلکه از طریق رایانه، فضا و اسباب بازیهای معاصر انجام می شود. محور سوم نیز، معرفی هویت خودی شامل شرایط تربیتی و محیطی و کسانیکه در رشد شخصیت ما تا به امروز نقش داشته اند.
از سوی دیگر کتابهای مصطفی اصلان را از جهت بیان می توان در ردیف کتابهای قوی قرار داد. این ترتیب بندی بر اساس تکنیک، طبیعت، تاریخ و اسطوره شناسی صورت می گیرد.اما این تفکیک با خطوط قطعی انجام نمی گیرد. زیرا هر سه محور مورد بحث می تواند در درون یک کار هنری قرار گیرد. این ترتیب بندی را به جهت نکات مهمی که در محتوای کتابها به چشم می خورد، ضروری دانستم. به عنوان مثال می توان کتابهایی مانند «ماویش و ربات شگفت زده»، «آدم فضایی ها دوچرخه قرمز را دزدیدند»، «بیبو یک سگ ربات» را از جمله آثاری دانست که به معرفی علم و تکنولوژی پرداخته اند. کتابهای «گل حنایی» و «گوجه فرنگی پادشاه» ایجاد علاقه به طبیعت در کودکان را باعث می شود. در موضوع تاریخ نیز می توان به کتاب های «یونس امره»، «ماجراهای فضایی ملا نصرالدین»(با استفاده از فناوری)، «به عقیده ی پیر سلطان»، «سوپر ماویش و سفید برفی»(به همراه استفاده از تکنولوژی)، «پینوکیو در استانبول»، «حسن کچل در اینترنت»(توأم با استفاده از فناوری) اشاره کرد.
هویت معملی و پدر بودن نویسنده نیز در توجه به علاقه ها، خواست ها و میل به یادگیری کودکان بسیار مهم است. با استفاده از ارزیابی ها و ملاحظات نویسنده به نظر می رسد که وی سعی دارد موضوعات مشخصی را براساس سن و قدرت فهم کودکان در قالب مفاهیم دینی به آنان ابلاغ کند. این روش به طور طبیعی باعث می شود که کودکان نوشته ها را با علاقه دنبال کنند. استفاده از جملات کوتاه و زبان صریح، به معنای روان بودن و قابل درک بودن کتاب ها است.
مصطفی اصلان، همانگونه که توانسته با استفاده از مشاهدات و تجربیات خود از محیط و جهان زمینه یک درک کلی از زندگی را برای کوکان فراهم سازد، با برداشتن گام های محکم موجب توسعه ی روند انسانیت نیز شده است. کودکان موضوعات مطابق امیال خود را بی درنگ فرا می گیرند. این فراگیری به معنای دریافت پیام و تبدیل آن به ارزش در طول زمان می باشد. با نگاهی به کتابهای اصلان، می توان دریافت که نویسنده آگاهانه در این مسیر گام بر می دارد.
نتیجه اینکه مصطفی اصلان سعی می کند در آثار خود بر محور اصلی آموزنده بودن محتوا، با توجه به امیال و خواسته های کودکان به جای استفاده از روشهای کلاسیک، ارزشهای مدرن را در قالب مفاهیم دینی توسعه و به کودکان ابلاغ نماید. آثار متعدد و موضوعات وسیعی که نویسنده در کتاب های خود به کار برده است، باعث علاقه ی کودکان به مطالعه آثار او شده و دارای تأثیرات ماندگار بر روی آنها شده است. لذا مشاهده می شود که مکنونات قلبی او به طور روز افزون عمق بیشتری پیدا می کند. شاید ویژه بودن هریک از کتاب های او نیز در همین رمز نهفته باشد. ویژه بودن آثارش را می توان از انس گرفتن سریع کودکان با موضوعات مطرح در آنها دریافت.
می توان گفت که مصطفی اصلان به دلیل خلق آثار متمایز در ادبیات کودک و نوجوان کشورمان یکی از بهترین هاست.
23/10/2009-Radikal Kitap Pete Johnson kitapları, çocukların yaşamın ilerleyen yollarında yersiz korkulara karşı hazırlıklı olmalarını sağlayan, anne baba ilişkilerini düzenleyen, arkadaşlık ve dayanışma yollarını açan ama şiddete, çeteleşmeye giden yolu kesen yapıtlardır
MUSTAFA ASLAN
Pete Johnson, masalların ve sinemanın büyülü anlatımını birleştirdiği dokuz yaş üstü çocukların okuyabileceği yapıtlarıyla ülkemiz okurlarıyla buluştu. Yazarın bu buluşmayı sağlamasında, sinema eleştirmeni olmasının payının büyük olduğu kanısındayım. Bugüne değin Türkçede Kül Adam, Hain, Korkusalanlar, İntikamcı ve Hayalet Hırsız adlı beş yapıtı yayımlandı. Pete Johnson, Kül Adam’da doğu edebiyatının başyapıtlarından Binbir Gece Masalları’nın vazgeçilmez kahramanlarından cinden söz ederken, “..kasetten çıkan Kül Adam ya da lambadan çıkan cin” der. Çağdaş bir masalcı olan yazarın bilinen kalıpların dışına da çıktığını söylemek pek de abartı sayılmaz. Yapıtlarında, modern yaşamın getirdikleriyle, masal öğelerinin sımsıcak bir sinema dili içinde harmanlandığını görüyoruz. Johnson’ın dilimize kazandırılan beş yapıtında da öykü içinde öykü vardır. Kül Adam’da külden bir adamla aynı öykü içinde yer almak isteyen bir kahramanla karşı karşıya olduğunuzu anımsatmak isterim. Hayalet Hırsız’da kaybolan montu araştırırken, İntikamcı’da ortaya çıkan yeni bir sorun karşısında kahramanımızın ölen dedesiyle yaşıyormuş gibi yaptığı söyleşiler yeni bir öykü oluşturmakla kalmayıp okuru yeni sorulara hızla yanıt aramaya yönlendiriyor.
Müdahaleciliğe karşı bir yazar Johnson’un yapıtlarında hep kötülere karşı verilen bir mücadele vardır. Bu uğraş sonucunda elbette kötüler yenilgiye uğratılır. Hain’de bir çetenin alt edilmesi birçok açıdan önemlidir. Hele hele şiddete başvurmadan yapılması bir başka açıdan dikkat çekicidir. Çünkü kötüyü yenmek adına şiddete başvurmak, yasal yollara başvurmak varken, bir başka yanlış olarak gösteriliyor kitaplarında. Çocukların şiddete şiddetle karşılık vermemeleri, yasal yolların seçilmesi, paylaşım ve dayanışmanın yolunu açan ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ duygusunun verilmesi önemlidir. Pete Johnson’ın yapıtlarında verilen ileti nettir. Bencilliğe kapılar kapatılmıştır. İntikamcı’da fiziksel gücün çok da önemli olmadığı, zihinsel etkinliğine göre kişinin bir yerlere geleceği görüşü baskındır. Dayanışmayı Kül Adam’da, “İki kişi her zaman bir kişiden iyidir” sözü ile öne çıkarır. Pete Johnson’un yapıtlarında anne baba ve çocuk ilişkisi, daha doğrusu aile, izleklerin önem sırasına göre söylemek gerekirse hiç de gerilerde kalmaz. Anne baba ya da aile büyükleriyle iyi ilişkiler kurması, çocuğa model oluşturmasının yanı sıra, karşılaştığı sorunlar karşısında savrulmasını da önleyebiliyor. Çocuğa karşı müdahaleci bir tutuma karşıdır, yazar. Çocuğa güven duyusunu eksik etmeden, onun yanında olduğunu duyumsatarak davranmak en iyisidir. Çocuğun kişilik gelişiminin önündeki böyle engelleri kaldırmak gerek ama ilgisiz de olunmamalıdır. Onun yolundaki engerekleri yok etmede aile ile iyi ilişkiler önem taşır. Pete Johnson’ın yapıtlarında eğitimle ilgili görüşleriyle de karşılaşıyoruz. Hayalet Hırsız’ da katı okul kurallarını eleştirir, disiplin odasına hapsedilen kahramanı aracılığıyla. Disiplin odasına öğrencilerin taktığı adıyla alaycı bir dille “tımarhane hücresi “ der. Hayalet Hırsız’ ın başkişisi Alfred; anlayışsız, katı öğretmenlerden birine “Kurabiye Burun” lakabını takmıştır. Yazarın eğitimle ilgili görüşleri sadece okul ve öğretmenlerle sınırlı değildir. Eğitimin toplumun her alanında ailede de sürdüğünü görüyoruz. Ailelere, çocuklarına ilişkin yararlanabilecekleri bilgiler veriyor. Örneğin: Çocuktaki ani davranış değişikliklerinin nedenleri... Çeteye para yetiştirmek için, Hain’de annesinin cüzdanından para çalmaya yönelen çocuğun davranışlarının değişiminin altındaki nedenleri verir.
Doğaüstü ve hayal gücü Doğaüstü ve hayal gücü kavramlarının birbiriyle ayrılma ve birleşme noktaları olabildiğince ince bir yerdedir. Johnson, yapıtlarında da karşımıza çıkan hayalet gibi doğaüstü varlıkları hayal gücüne dayandırarak açıklar. Hayal gücü ile birleştirilen bir başka nokta ise aşırı istek. Bir kişi bir şeyi çok isterse istediğini görür gibi olabilir ama bu gerçek değildir... İşte Pete Johnson’ın yapıtlarındaki doğaüstü güçlerin açıklanması: Çocuğun boş bir şeyin ardında koşması ya da korkmasının önü açıkça kesilir. O, çocukların korkutulmasına karşıdır. Büyü, hortlak ve doğaüstü yaratıkları korkutucu olmaktan çıkarmak için düşgücünün aşırı istekle birleşmesi açıklamasını yapmış yapıtlarında. Çocuklar korkmasın, ama dikkatli kullanılan düşgücüne de bir sınır çizilmesin isteğidir, yazarın bu ediminin altında yatan. Düşgücünün bizi ele geçirmesine izin vermeden, her şeyin beyinde bittiğini bilerek hareket etmeliyiz görüşü belirgindir. Pete Johnson kitapları dokuz yaş üstü çocukların yaşamın ilerleyen yollarında yersiz korkulara karşı hazırlıklı olmalarını sağlayan, anne baba ilişkilerini düzenleyen, arkadaşlık ve dayanışma yollarını açan ama şiddete, çeteleşmeye giden yolu kesen yapıtlardır.
KÜLADAM HAYALET HIRSIZ KORKUSALANLAR HAİN İNTİKAMCI Pete Johnson’ın yazdığı Tuba Yılmaz’ın çevirdiği kitaplar Büyülü Fener Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.